1967 yılında Ankara’da doğdum. İlkokul, Ortaokul ve Liseyi Ankara Mamak Lisesi’nde okudum. 1987 yılında tayin olduğum Adana ilinde girmiş olduğum ÖSS sınavından fazla puan alamamıştım. Bu nedenle mülakatla öğrenci alan bölümlerden olan; Adana Çukurova Üniversitesi Beden Eğitimi Bölümü mülakatına katıldım. Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesini kazandım. Kayıt yaptırdım. O zamanlar her ilde sınav yoktu ve sınavlarına katılabilmek için izin alarak Diyarbakır’a gittim. Başarısız olmuştum. Gün geçti, ay geçti, yıl geçti. Artık sınav zamanı izin vermiyorlardı. Banamı okuyorsun diye alay ediyorlardı. Bir sene kayıt yaptırıp sınavlara girmiyor, diğer sene kayıt yaptırıp sınavlara giriyor ancak başarısız oluyordum. Derken;1992 yılında Konya’ya tayin oldum. Sınav esnasında yandaki öğrenci arkadaşım benden silgi istedi, bende verdim. Gözetmen hırsızlık yapmayın dedi. Bu duruma çok içerlemiştim sınav salonunu terk ettim. Okumaktan vazgeçmiştim.1994 yılında Diyarbakır’a tayinim çıktı. Yoğun görev nedeniyle okumak ne mümkün; Görev yaptığım 4 yıl içinde 1 nci sınıfı zor geçtim. Ama olsun artık 2’nci sınıftım.1998 yılında Sivas’a tayinim çıktı. Boş geçen iki yılın ardından 2000 yılında Erzurum’a tayin oldum. Atatürk Üniversitesi’nde 2 dersten Akademik danışmanlık derslerine katılmaya başladım. İki dersten geçmiş, 5 dersten yine kalmıştım. Hala ikinci sınıf öğrencisi olarak 2002 yılında Ankara’ya tayin oldum. Eğitim hayatımda 11 yıl geçmişti ve ben hala bir arpa boyu yol alamamıştım.2005 yılına kadar kendime gelemedim ve ne okumuş, ne okumamıştım. Derken; 2005 yılında benden 15 yıl kıdemli bir Başçavuşum “Neden? Murat İlkumut Dershanesine gitmiyorsun, ben gittim ve başarılı oldum, 50 yaşından sonra diploma aldım” dedi. Kafam dank etti. Bende zaman kaybetmeden, aynı gün mesai sonunda Murat İlkumut Dershanesinin Necatibey Caddesindeki merkezine gittim. Kayıt bürosu çok kalabalıktı. Kayıt bürosunda görevli öğretmenler, yılların verdiği tecrübe ile kendilerinden emin, birçok başarıya imza atmanın verdiği özgüven ile başvuru yapan öğrencilerle yakından ilgileniyor ve onları alacakları dersler hakkında tüm detayları izah ederek, en ince ayrıntısına kadar bilgilendiriyorlardı. Yaklaşık 25 dakika sıranın bana gelmesini bekledim. Bu arada bir öğretmen elinde şeker tabağı, kayıt için gelen öğrencilere heyecanları birazcık olsun yatışsın diye şeker ikram ediyordu. Derken sıra bana geldi. İsmini daha sonra öğrendiğim Sinem hocamla çok faideli bir görüşme sonucunda kaldığım 5 dersten kayıt yaptırdım. Bana bir öğrenci çantası ile ders kitaplarını verdiler. Artık öğrencileri idim ve bana da sadece ders çalışmak ve anlatılanları iyi dinlemek düşüyordu. Kendi kendime “Tamam burası doğru yer dedim.” Ve o heyecanla evime gidip kitaplara şöyle bir göz gezdirdim. Dersler o kadar sade, o kadar yalın bir dille anlatılıştı ki, ilk okumada aklımda kalmaya başlamışlardı. Özveri iki taraflı olmalıydı. Derslerime tam zamanında katılarak, dershanenin koyduğu kurallara harfiyen uyuyordum. Çünkü Öğretmenler derse tam saatinde giriyor, yoklama yapıyor ve dersi o kadar bilgili, o kadar anlayacağım düzeyde anlatıyorlardı ki, dinlediğim dersleri akşamları evde bir kez tekrar etmem yetiyordu. Derken testler başladı, her derste test veriyorlardı ve çözmemiz isteniyordu. Evde uğraşıyordum. Çözemediklerimi sonraki derslerde öğretmenlerim anlatıyor ve soru hakkında beni detaylı bilgilendiriyorlardı.2005 yılında 2 nci sınıfı geçtim. Mutlu ve gururluydum.2006 yılında 3 ncü sınıfı geçtim. Çünkü ben Murat İlkumut Üniversitesi öğrencisiydim. ”Murat İlkumut Üniversitesi” diyorum, çünkü Burada gerçekten Üniversite ortamı var. Arkadaşlık, sosyal aktiviteler, teneffüsler, kantin, çay ocağı, kütüphane, teras, Tv salonu, gazete okuma salonu, ayrıca; dostluklarına, arkadaşlıklarına, yakınlıklarına, samimiyetlerine, dürüstlüklerine paha biçilemez olan öğretmenlerim var. Okumak benim yaşam biçimim olmuştu adeta. Onca yılın hırsını alıyordum eğitimden. Zevkini çıkarıyordum başarının, derslerden geçmenin. Unutmuştum kalmanın ne demek olduğunu. 2007 yılında 4 ncü sınıfı bitirdim. 16 yılın sonunda bende Üniversite Mezunu olmuştum ve Lisans Diploması alacaktım. Bu çok hoşuma gitti ve çok duygulandım. Murat İlkumut Dershanesi okulunu bitiren mezunları dershane terasına davet etmiş ve bizlere plaket vereceğini duyurmuştu. Katıldığımız bu mezuniyet sevincini, coşkusunu aynı Üniversite Öğrencileri gibi yaşayarak ve fotoğraflar çektirerek ölümsüzleştirdik. Tüm organizasyonu Murat İlkumut Dershanesi yapmış, mezun olan bizlere plaket vermişti. Öncelikle Murat İlkumut Dershanesinin Kurucusu Murat hocam başta olmak üzere, Aydan ŞİRİN hocama, Mehmet Ali ORAL hocama, Bülent TEKİN hocama, Meral DALKILIÇ hocama ve diğer tüm çalışanlarına tek tek teşekkür ettim. Hepsinin emeği vardı bende, hepsine müteşekkirdim.40 yaşımda, benim diploma sahibi olmama yardımcı olmuşlardı. Bende emeklerini boşa çıkarmamıştım. Onların bu üstün özveri ve başarısını haklı kılmıştım. İçim kıpır kıpırdı, dedimya “okumak benim yaşam biçimim olmuştu” diye.2007 yılında ALES sınavına girdim ve akabinde 2007 sonbaharında; Ankara Ufuk Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde Yüksek Lisans Eğitimime başladım.2008 yılı Mayıs ayına karar gördüğüm 8 dersten, girdiğim 16 sınavda 80 ve yukarısı not aldım.4 üzerinden 3,68 ortalama ile ONUR DERECESİ’nden mezuniyete hak kazandım. Bana bu eğitim aşkını yıllar sonra yeniden kazandıran; Murat İlkumut Dershanesi çalışanlarına sonsuz teşekkürlerimi sunuyor, derslerime giren-girmeyen tüm öğretmenlerimin ellerinden öpüyorum. Sonsuz sevgi ve saygılarımla. |
|